İslam’da Kâfir Esiri Öldürmek Var Mıdır?

İslam’da Kâfir Esiri Öldürmek Var Mıdır?

İslam’da kâfir esirin mal veya Müslüman esir karşılığında ya da karşılıksız olarak serbest bırakılabileceği hükmünün yanı sıra öldürülebileceği hükmü de vardır. İşte bunun örnekleri:

a) İbn Kesîr (rahimehullah) “el-Bidâye ve’n-Nihâye” isimli eserinde (6/381) şunları nakletmiştir: “…(Savaşlarından birinde) Hâlid (b. Velîd -radiyallahu anh-) şöyle dedi: “Allah’ım! Üzerimde hakkın olsun (sana söz veriyorum) ki; eğer bize onların omuzlarını nasip edersen (onları bize esir edersen) onlardan güç yetirebileceğim hiçbir kimseyi bırakmayacağım (hepsini öldüreceğim), öyle ki nehirlerini kanlarıyla akıtacağım.” Sonra Allah (celle celâluh) Müslümanlara onların omuzlarını nasib etti… Ve Hâlid, boyunlarını nehirin içine vuracak adamlar görevlendirdi. Bunu onlara bir gün bir gece boyunca yaptı. Onları yarın ve yarından sonra da istedi/aradı. Onlardan kim gelse boynu nehirin içine vuruldu… Ve nehir kan aktı. Bu sebeple nehir bugüne kadar “kan nehri” diye isimlendirilmiştir… Öldürülenlerin sayısı 70.000’e ulaştı… Hâlid (Ebubekir) es-Sıddîk (radiyallahu anh)’a müjdeyi, fethi, ganimetin beşte birini ve (çocuk ve kadınlardan oluşan) esirleri… gönderdi… Sıddîk şöyle dedi: “…Kadınlar Hâlid b. Velîd gibisini doğurmaktan aciz olmuştur.”      

b) Hendek gazvesi zamanı Sa’d b. Muâz (radiyallahu anh), Kurayzaoğulları yahudilerinin erkeklerinin öldürülmesine hükmetmiş, Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) de bu hükmü onaylamış ve öldürülmüşlerdir. Öldürülenlerin sayısı 600-700 arası idi.

c) Bedir savaşında 70 esir alınmış ve Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bunlar hakkında Ebubekir ve Ömer (radiyallahu anhuma)’ya danışmıştı. Ebubekir (radiyallahu anh) ‘kâfirlere karşı kuvvet olur ve umulur ki Allah (celle celâluh) onlara hidayet eder ve bize destekçi olurlar’ diye bunların fidye karşılığında serbest bırakılması, Ömer (radiyallahu anh) ise boyunlarının vurulması görüşünde olduğunu söylemişti. Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) Ebubekir (radiyallahu anh)’ın görüşünü tercih etmiş ve esirleri fidye karşılığında serbest bırakmıştı. Bunun üzerine Allah (celle celâluh) şu ayeti indirerek bunun yanlış bir karar olduğunu, öldürülmeleri gerektiğini bildirmiştir: “Bir Nebi için yeryüzünde öldürmede mübalağa yapıncaya (öldürmeyi çoğaltıncaya ve böylece kuvvetleninceye) kadar (yanında tutacağı, fidye alacağı veya karşılıksız bırakacağı) esirlerinin olması doğru olmaz. (Fidye alarak) dünyanın geçici menfaatini istiyorsunuz. Allah ise (sizin için) ahireti istiyor. Allah Azîz’dir, Hakîm’dir.” (Enfâl 67)

d) Mekke fethedildiğinde Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) müşrikleri karşılıksız serbest bırakmış, ancak onlardan 4 erkek ve 2 kadın hakkında ise: “Onları Kâbe’nin örtüsüne asılmış bir vaziyette bulsanız dahi öldürün” diye emretmiştir. Bunlardan biri olan İbn Hatal Kâbe’nin örtüsüne asılı olduğu bir halde öldürülmüştür.

e) Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) Bedir savaşında esir alınan Nadr b. Hâris ve Ukbe b. Ebî Muayt’ı öldürtmüştür.

f) Uhud günü esir düşen Ebu Azze el-Cumahî’yi öldürtmüştür.

7 Haziran, 2016 Hazırlayan: Ömer Faruk

Etiketler: cihad