Lakap Takmak

Lakap Takmak

Bismillah, ve’lhamdulillah, ve’ssalatu ve’sselamu ala Rasûlillah.

Lakap takmanın hükmü 4 kısımda incelenir:

1) Sahibinin kerih gördüğü, buğz ettiği, kendisiyle ayıplandığı, yerildiği kötü lakaplar takmak: “beyni kuru”, “dengesiz”, “ahmak”, “kepçe”, “şişko” gibi. Hucurât sûresinin 11. ayetindeki: “birbirinize lakaplar takmayın/bunlarla çağırmayın” nehyiyle kastedilen bu kısım lakaplardır, haramdır.

2) Sahibinin sevdiği güzel lakaplarla lakaplandırmak: Bu tür lakaplar takmak caizdir. Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in Ali (radiyallahu anh)’ı “Ebu Turâb” diye lakaplandırması gibi. Şöyle ki; birgün Ali ve Ammar b. Yasir (radiyallahu anhuma) topraklı bir yerde uyurlarken Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) yanlarına gelip onları uyandırmış ve onlarda üstleri başları topraklı bir halde oturmuşlar. Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) Ali (radiyallahu anh)’ı bu durumda görünce O’na: “Yâ Ebâ Turâb (ey toprağın babası)” demiştir. Sehl b. Sa’d (radiyallahu anh) şöyle söylemiştir: “Ali’ye Ebu Turâb’tan kendisiyle çağırıldığı daha sevimli bir isim yoktu.” Yine -örneğin- Ebubekir (radiyallahu anh) “Sıddîk”, Ömer (radiyallahu anh) “Fârûk”, Osman (radiyallahu anh) “Zü’n-Nûreyn”, Hamza (radiyallahu anh) “Esedullah”, Hâlid (radiyallahu anh) “Seyfullah” diye lakaplandırılmışlardır.

3) Görünürde hoş olmayan, ancak sahibini ayıplamayı kastetmeksizin, onu tanıtmak, başkalarından ayırt etmek için ve kerih görmemesi kaydıyla elinde olmayan bir sıfatı veya bir mesleğiyle lakaplandırmak: “çöpçü Mehmed” gibi. İbnu’l-Arabî el-Mâlikî (rahimehullah) ümmetin buna cevaz verdiğini, bunda ittifak edildiğini söylemiştir. Nitekim selef döneminde “Humeyd et-Tavîl (uzun Humeyd)” Süleyman el-A’meş (gözü iyi görmeyen Süleyman), Humeyd el-A’rac (topal Humeyd), Mervan el-Asğar (küçük Mervan)” diye anılan kişiler vardı. Yine Müslim (rahimehullah)’ın rivayetine göre Abdullah b. Sercis (radiyallahu anh) Ömer (radiyallahu anh)’ı kastederek “Kel’i haceru’l-esved’i öperken gördüm” demiştir.

4) İnsanların genelinin yanında kerih görülen, ancak kendisinin ise kerih görmediği, razı olduğu bir lakapla lakaplandırılmak: Lakap takılan kişinin bunu kerih görmeyip bundan razı olduğu “kesin” olarak biliniyorsa bu caiz olur. Ancak bu, caiz olmayan lakaplar takmaya ve bu noktada gevşeklik göstermeye sevkedebileceği için ve bunu duyan bazı kimseler lakap takılan kişinin buna rıza gösterdiğini bilmediklerinden “falancaya nasıl böyle lakap takıyorlar!” diye sû-i zan edebilecekleri için doğru/takva/edep/güzel ahlak olan bir Müslümanın kardeşi için bu şekilde bir lakap takmaktan kaçnması, dilini buna alıştırmamasıdır.

Ve’lhamdu lillahi Rabbil alemin.

5 Ekim, 2016 Hazırlayan: Ömer Faruk

Etiketler: lakap takmak